KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/10228 E., 2010/14401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye HukukMahkemesi
- Tarih
- 12.11.2008
- Nosu
- 363/380
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava İcra ve İflâs Kanunu'nun 177/4 üncü maddesine dayalı iflas davasıdır.
Mahkemece gönderilen icra emrine rağmen borcunu ödemediği tesbit edilen davalının iflasına karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
12.4.2010 tarihli temyiz istemi üzerine davalıya nisbi ilam ve ek temyiz harcı farkının yatırılması için yedi gün süre verilerek muhtıra gönderilmesinden sonra, süresi içinde muhtıra gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle 10.6.2010 günü temyiz istemi reddedilmiş, davalı yanca bu karar da temyiz edilmiştir.
1- İflas davası değeri para ile ölçülemeyen davalardan olup maktu harca tâbidir. Bu itibarla mahkemenin yerinde bulunmayan 10.6.2010 tarihli red kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu kararın kaldırılması gerekmiştir.
2- Esas hükmün incelenmesine gelince:
a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle İcra ve İflâs Kanunu'nun 177 nci maddesinin doğrudan iflasa ilişkin olup, borca batıklığın incelenmesine yasal gereklilik bulunmaması karşısında davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b) İcra ve İflâs Kanunu'nun 177/4 üncü maddesi uyarınca açılan iflas davalarında Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlunun dinlenmek için mahkemeye çağrılması gerekir. Bu gerekliliğin yerine getirilmemesi bozma nedenidir. Öte yandan iflasın açıldığı gün ve saatin kararda gösterilmemesi de kabul şekli itibariyle hatalıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/10228, K. 2010/14401, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama