KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/12382 E., 2011/8076 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine giriştiği icra takibinde dayandığı senedin bedeli ve alacaklı kısmında tahrifat yapıldığını, müvekkilinin bu kısımlarda parafının bulunmadığını ileri sürerek davalıya 30.06.2008 vade tarihli 300.000 YTL bedelli senetten dolayı borçlu olunmadığının tespitine, takibin iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının bilgisi dahilinde senedin bedelini 200.000 YTL iken 300.000 YTL olarak değiştirdiğini, senedin alacaklı bölümündeki karalamayı davacıdan senedi aldıktan sonra fark ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davaya konu senedin alacaklı kısmında yazılı olan ... isminin çizilerek .... isminin yazıldığı, senette keşideci ve lehtarın aynı kişi olmasının mümkün olmadığı, bu senede dayalı olarak icra takibi yapılamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece, bonoda keşideci ve lehtarın aynı kişi olamayacağı gerekçesiyle dava kabul edilmiştir.
Davalı, delil listesinin 5. bendinde davacının İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/24 Esas sayılı dosyasında 12.10.2009 tarihli duruşmada kendisine borcunun bulunduğuna ilişkin beyanının bulunduğundan bahsetmiştir.
Mahkemece, davalının delil listesinde belirttiği yukarıda anılan dosya getirtilip incelenerek, davacının beyanı tetkik edilip bu beyan doğrultusunda senette keşideci ve lehtar sıfatının birleşip birleşmediği araştırılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/12382, K. 2011/8076, 15 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama