KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/12592 E., 2011/1438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 13.10.2009
- Nosu
- 88/429
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız davacı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin elektrik abonesi olduğu ve iplik üretimi yaptığını, elektrik sayaçlarının arızalanması üzerine davalı kuruma müracaat edildiğini, müvekkili hakkında kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tutanak düzenlenip borç tahakkuk ettirildiğini, kaçak elektrik kullanılmadığını belirterek, davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 5.6.2008 tarihli kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan ek rapor doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının Aralık 2003 tarihli faturadan dolayı 27.905,87 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazları ile davacı vekilinin kurulu güce yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Hükmüne uyulan bozma ilamında “Mahkemece hükme esas alınan 24.05.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporuna davalı ... vekilince 27.07.2007 tarihli dilekçe ile gerekli biçimde itiraz edilmiştir. Bu durumda mahkemece davalı müvekkilinin bu itirazları üzerinde durulup, bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir"denilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak alınan 6.7.2009 günlü bilirkişi raporunda itirazların incelenmesi bölümünün A)şıkkında kurulu gücün 5750 KWA olduğu B) şıkkında ise kosinüs fi'nin 0,95 alınması için gerekli kondansatör donanımının kurulmuş olduğunu ve aktif olarak devrede olduğunu gösteren bir kaydın dosyada bulunmadığı, bu yüzden 0,80 olarak alınmış kosinüs fi'de değişiklik yapılamayacağı beyan edilmiştir.
Rapora karşı taraf vekilleri 13.10.2009 tarihli oturumda itirazlarını bildirmişlerdir.
Davalı vekili, hesaplamaya baz alınan oranın 17.02.2000 tarihli Resmi Gazetede değiştiği, hesaplamanın 0,95’lik miktar üzerinden yapılması gerektiğini, abonenin tüketim ekstreleri incelenmesinde kosinüs fi'nin 0,95 olması için gerekli kondansatör donanımının kurulmuş ve aktif olarak devrede olduğunun görüleceğini ileri sürmüştür.
Açıklanan hususlar gözetilerek itirazlar doğrultusunda gerekli deliller toplanıp, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınıp sonucuna uygun bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/12592, K. 2011/1438, 8 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama