KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/13557 E., 2010/13646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
- Tarih
- 23.09.2010
- No
- 503-689
Karar Metni
211 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava iflas istemine ilişkindir.
Mahkemece davalının avukatlık mesleği ile iştigal etmesine rağmen çok sayıda şirketin ortağı ve yöneticisi olduğu, şirket borçları için teminat senedi keşide ettiği ve bu haliyle tacir sayıldığı; tefhim edilen depo emri gereğini de yerine getirmediği gerekçesiyle iflasın açılmasına karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Hukukunda kural olarak yalnız tacirlerin iflasına karar verilebilir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 14.’üncü maddesine göre bir ticari işletmeyi, kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir. Davalı bir ticari işletmeyi kendi adına işletmediği gibi izlenimi uyandıracak şekilde davranmamış; ticaret siciline kaydolmamış, (tacir sıfatıyla) vergi mükellefiyeti başlatmamış, ilan ve sirküler gibi yollarla tacir olduğu intibaı yaratacak faaliyet göstermemiştir. Sermaye şirketine ortak ya da yönetici olmak, tek başına o kişinin tacir olduğu anlamına gelmez.
Bu durumda mahkemece davalının iflasa tabii şahıslardan olmadığının kabulü ile davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/13557, K. 2010/13646, 1 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama