KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/1490 E., 2010/10424 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 28.09.2009
- Nosu
- 272-1069
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi yapıldığını, 2.727.80.-YTL.alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarda hesap dökümünün detayları ile yer almaması ve hesabın kat edildiğine ilişkin açıklama bulunmaması nedeniyle davalının ihtarname itibariyle değil, icra takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasında 2.222.22.-TL.asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 50 temerrüt faizi uygulanarak takibin devamına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Takip konusu alacağın taraflar arasındaki hangi tür kredi sözleşmesinden kaynaklandığı dosya içeriğinden ve bilirkişi raporundan anlaşılamamaktadır. Bu nedenle takip ve davaya konu alacağın hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığı davacıya açıklattırıldıktan sonra talebinde haklı olup olmadığı konusunda yeniden uzman bir bilirkişiden Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Aslı gibidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/1490, K. 2010/10424, 29 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama