KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/1613 E., 2010/8254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 24/09/2008
- Nosu
- 2004/629-2008/453
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar ... ve ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil ... ile vek. Av. ... ve davalılardan ... ve ... vekili Av. ... gelmiş, diğer davalı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile ...’ün taşınmaz satışı için anlaşarak, cayılmaması amacıyla düzenledikleri bonoları ...’ye bıraktıklarını, ancak daha sonra planlanan satışın gerçekleşmemesi üzerine bonoları ...’den iade alırlarken davalı ...’ün her iki bonoyu da alarak kaçtığını, daha sonra lehtar hanesine kardeşi davalı ...’ün adını yazıp, boş kısımları doldurarak icra takibinde bulunduğunu belirterek, müvekkilinin söz konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bonodaki imzanın inkar edilmediğini, davacının borçlu olmadığını ancak yazılı delille ispat edebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, senedin yediemindeyken bir haksız fiil sonucunda davacının rızası dışında ele geçirilmesi nedeniyle haksız fiil teşkil eden bu maddi vakıanın ispatı için tanık dinletilmesinin mümkün olduğu, tanık anlatımlarına göre dava konusu bononun davacıya karşı işlenen bir haksız fiil neticesinde ele geçirildiği, söz konusu def’inin icra dosyasındaki temlik alacaklısına karşı da ileri sürülebileceği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, bononun bedelsizliğine ilişkin olup, bonoyu düzenleyen davacının HUMK’un 290 maddesi uyarınca borçlu olmadığını yazılı delille ispat etmesi gerekir. Somut olayın özelliklerine uymayan gerekçelerle tanık dinlenilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/1613, K. 2010/8254, 30 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama