KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/1759 E., 2010/11982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
236 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan kredili mevduat sözleşmesinde davalının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine girişilen takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmede kefalet limitinin 2.500 TL olarak görüldüğünü, davacının limiti artırmasının müvekkilini bağlamayacağını, faiz oranının da fazla olduğunu öne sürmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan kredi sözleşmesinde davalının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalı kefilden alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kredili mevduat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davalının 2.500.00 TL limitli sözleşmede kefil sıfatı ile imzası bulunmaktadır. Kural olarak kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumludur. Somut olayda davacı bankanın kat ihtarı davalı kefile tebliğ edilmediğinden davalının temerrüdünden söz edilemez. Bu durumda mahkemece davalının kredi sözleşmesinde yazılı kefalet limiti ile sınırlı olarak sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/1759, K. 2010/11982, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama