KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/2191 E., 2010/10269 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye HukukMahkemesi
- Tarih
- 8.12.2009
- Nosu
- 399-506
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Vek.Av. ...
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı takip başlattığını, takibe konu çekin teminat amacıyla verildiğini, davalının müvekkilinden sadece 2.680.-TL.alacaklı olduğunu belirterek müvekkilinin takibe konu çek nedeniyle 2.680.-TL.dışında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı şirket vekiline verilen vekaletnamede ve dayanağı imza sirkülerinde ...'ın davacı şirketi temsile yetkili görüldüğü, ancak Bitlis Ticaret sicil Memurluğunun cevabi yazısına göre söz konusu imza sirkülerinin ve genel vekaletnamenin düzenlendiği tarihler itibariyle davacı şirketi temsile yetkili müdürün ... olduğu, söz konusu tarihlerde davacı adına vekaletname düzenleten ...'ın davacı şirketin müdürü olmadığı gibi, temsil ve ilzam yetkisinin de bulunmadığı gerekçeleriyle sıfat yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 22.4.2009 tarihli hekim sözleşmesinin 17.maddesi "iş bu sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde İş Kanunu Hükümleri uygulanır” şeklindedir. Bu durumda mahkemece gerek sözleşmenin içeriği gerekse anılan 17.maddesinin kapsamı dikkate alındığında taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunduğu gözetilerek davaya İş Mahkemesi sıfatıyla bakılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, genel mahkeme sıfatıyla bakılması doğru değildir.
Aslı gibidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/2191, K. 2010/10269, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama