KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/2646 E., 2010/9867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- No
- 1015-882
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. ... ile davalılardan ... vek.Av....'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, davacının keşideci davalılardan ...’ın lehdarı bulunduğu ...’ya ondan da ...’ya ciro edilen 23.09.2005 tanzim, 13.09.2007 vadeli nakden düzenlenen 350.000.00 TL’lık bonodaki keşideci imzasının davacı eli ürünü olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasıdır.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları sonucu Adli Tıp Kurumunun son mercii olmadığı gibi raporlarının da mahkemeyi bağlayıcı olmadığı, polis kriminal laboratuarından ve Adli Tıp Enstitüsünden alınan raporların birbirini doğruladığı, imzanın davacının eli ürünü olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Menfi tespit davası açıldıktan sonra Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.04.2008 tarihli iddianamesi ile davalılar hakkında Resmi Belgede sahtecilik suçundan Üsküdar 5.Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda dava konusu bonodaki imzanın keşideci ... eli ürünü olmadığı belirlenerek ... ’ın sahtecilik suçundan dolayı cezalandırıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı ve anılan ceza mahkemesi kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
BK.nun 53.maddesi hükmüne göre ceza mahkemesince saptanan maddi olgular hukuk hakimini de bağlayacağından bu yön gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Aslı gibidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/2646, K. 2010/9867, 16 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama