KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/4050 E., 2010/12615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı tarafından takibe konulan çekin, müvekkilinin işyerinden boş olarak çalındığını, çekteki yazı ve imzanın müvekkiline ait olmadığını bildirerek takip konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin, ciro yoluyla müvekkilinin eline geçtiğini,müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu bildirerek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının, dava ve takip konusu çek ile birlikte başka mahkemelerde dava edilen 3 adet çeki işyerinden boş olarak çaldırdığı, dava konusu çekteki keşideci imzasının diğer çeklerde de yapılan imza incelemelerinde davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporunun denetlemeye ve hükme elverişli olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile davacının takip konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda “dava konusu çek üzerinde ... adına atfen atılı keşideci imzasının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, karalama tarzında çizgilerden ibaret basit tersimli imza olması nedeniyle aidiyetinin ve bu meyanda ...’ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği” denilmiş, kesin bir kanaata varılmadığı görülmüştür. Davalı vekili bu rapora itiraz etmiş ve yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını istemiştir. Bu durumda mahkemece konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden imza incelemesi yönünde yeniden rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/4050, K. 2010/12615, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama