KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/4330 E., 2010/7718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye HukukMahkemesi(Tic.Mah.sıfatıyla
- Tarih
- 22/12/2009
- Nosu
- 214/409
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı şirketin İmar Bankası ... Şubesinden aldığı teminat mektuplarını ... Şeker Fabrikasından alacağı malın teminatını teşkil etmek üzere şeker fabrikasına verdiği, İmar Bankasının yönetimi ve denetiminin 03.07.2003 tarihinde TMSF’ye geçtiği, Şeker Fabrikası A.Ş’nin teminat mektuplarının tazmini için 14.07.2003 tarihinde İmar Bankasına müracaatta bulunduğu bankanın 15.07.2003 tarihli yazı ile Bankalar Kanunun 14/3.maddesi gerekçe gösterilerek tazmin talebinin yerine getirilmediği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı İmar Bankası 12.10.2004 tarihinde davacılara gönderdiği yazıda 80.725.129.201.TL teminat mektupları devre komisyonu, gecikme faizi ve yasal eklentilerini talep etmiş olup, dava 15.07.2003 tarihli bankanın yazısı gereği teminat vasfını kaybeden teminat mektupları devre komisyonu, gecikme faizi ve yasal eklentilerinden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, teminat mektuplarının halen meri olduğunu banka hakkında iflas talebi ile dava açıldığını, iflas tarihine kadar devre komisyonu talep edebileceğini, teminat mektuplarının ancak iflas kararının açıklanması ile vasfını yitireceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Yargılama devam ederken davalı bankanın 08.06.2005 tarihinde iflasına karar verilmiş, dava iflas idaresine yönlendirilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu teminat mektuplarının garanti akdi niteliğinde olduğu bankaya TMSF tarafından el konulmasının muhataba karşı garantörlük sıfatını sona erdirmediğini, teminat mektuplarının iade edildiği veya paraya çevrilerek bedelinin ödendiği tarihe kadar garanti akdi ile üstlendiği tazmin riskini taşıma bedeli olarak devre komisyonu talep edilebileceği, ancak bankanın 14.07.2003 tarihli tazmin talebini reddettiğinden bu tarihten sonrası için devre komisyonu isteyemeyeceğini, buna göre davacının 8.755,38 TL borçlu olduğunun tespitine, geri kalan miktardan borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak vadenin sona ermesi, muhatabın bankayı ibra etmesi veya rizikonun sona erdiğini bildirmesi veya teminat mektubunun hükümsüzlüğünü belirleyen kesin mahkeme kararı yok ise teminat mektubu iade edilinceye kadar bankanın komisyon talep hakkı bulunmaktadır.
Mahkeme gerekçesinde de, bankaya TMSF tarafından el konulmasının, teminat mektubunun teminat olma vasfını kaybettirmediği gibi devre komisyonu tahakkukuna engel olmayacağı kabul edilmesine rağmen bankanın Şeker Fabrikaları AŞ.’nin tazminat talebini reddetmesinin devre komisyonu ve yasal eklentileri istemesine engel olacağı şeklindeki gerekçesinde isabet görülmemiştir.
Bu durumda yapılacak iş, talep tarihi itibari ile davacıların teminat mektuplarının ödenmeyen devre komisyonu gecikme faizi ve yasal eklentileri bilirkişiden rapor alınmak suretiyle hesaplattırılarak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/4330, K. 2010/7718, 17 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama