KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/4409 E., 2010/13984 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 24.12.2009
- Nosu
- 2036-2525
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirketin borcuna karşılık 5.000.-TL.tutarlı bonoyu keşide ederek müvekkiline verdiğini, sonrasında bu bononun müvekkilince ciro edilerek dava dışı şirkete temlik edilmiş ise de davalı keşidecinin ödeme yapmaması üzerine bononun müvekkili aleyhine takibe konu edildiğini, dava dışı hamilin ödeme makbuzu ile müvekkilinden 2.000.-TL.tahsil ettiğini, müvekkilinin ödemiş olduğu bu meblağın tahsili için davalı aleyhine takip başlatmış ise de itiraz sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı yanca alacak iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.000.-TL.asıl alacağa yönelik davalı itirazının iptaliyle takibin bu tutar üzerinden devamına, koşulları oluşmadığından davacı yanın icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili temyizine gelince; takibe konu edilen alacağın likit (muayyen, belirlenebilir) olduğu gözetilmeden mahkemece yanılgılı gerekçeyle davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/4409, K. 2010/13984, 8 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama