KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/4741 E., 2010/14090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 9.12.2009
- Nosu
- 387-699
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Bayındır Turizm A.Ş.nin davalıdan olan alacağını temlik aldığını, daha sonra bu alacağın tahsili için icra takibine başladığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin takibe konu alacak miktarını icra dosyasına yatırdığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, davalının takibe konu alacağın davacıya ödenmesi gerektiğini bildiği, ancak icra takibine geçildikten sonra ödediği gerekçesiyle asıl alacak yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, faiz ve masraflar açısından takibin devamına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece, davalı borçlu tarafından asıl alacağın ödenmiş olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir. Bu durumda vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesabının ödemenin davadan sonra yapıldığı da dikkate alınarak dava nasıl sonuçlandırılacaksa ona göre yapılması gerekirken, mahkemece bu husus gözetilmeden yargılama giderleri ve vekalet ücreti hesabı yapılması doğru görülmediği gibi, karar ve ilam harcının kalan kısmından da davacı tarafın sorumlu tutulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/4741, K. 2010/14090, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama