KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/4964 E., 2010/12018 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... ile davalı vek.Av....'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 2005 yılında faizi ile ödenmek koşuluyla borç para aldığını, davalıya senet verdiğini, davalının hakkında icra takipleri yaptığını, ayrıca davalıdan borç para alan dava dışı ...’un borcu nedeniyle de müvekkilinin kefaleti bulunduğunu, davalı ile aralarında var olan borç ilişkisini tasfiye etmek amacıyla farklı zamanlarda protokol yaptıklarını, en son 26.01.2006 tarihli protokol ile müvekkilinin borcunun hesaplandığını, bu borcun ödendiğini, ancak bu protokol gereği borcun teminatı olarak verilen 51.500,00 TL,
4.432,00 TL ve 3.750,00 TL bedelli senedin davalı yanca haksız olarak icra takibine konu edildiğini belirterek icra takibi nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalının %40 icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının takip konusu senet bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının takibe konu senetlerden 51.500,00 TL bedelli senedin teminat senedi olduğu iddiasını ispat edemediği, davalıya da bu konuda yemin teklif etmediği, takip sonrası 3.034,00 TL kısmi ödeme yapılmış ise de davacının takip konusu senetler nedeniyle davalıya borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/4964, K. 2010/12018, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama