KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/5271 E., 2011/924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıdan satın aldıkları bardakların bedelinin 1.800.-TL.sini peşin ödediklerini, bakiye meblağ için 1 adet çek verdiklerini, alınan bardakların ayıplı çıkması nedeniyle zarara uğradıklarını ve çekin bedelsiz kaldığını bildirerek mahrum kalınan kâr nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000.-TL.maddi, ticari itibarları zedelendiğinden 18.000.-TL.manevi tazminatın tahsiline, akdin feshine, çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ve çekin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu bardaklarda herhangi bir ayıbın bulunmadığını, kaldı ki TTK.nun 25/3.maddesi gereğince yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığını bildirerek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davacının süresinde ve yasal şekle uygun olarak ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlayamadığı, davacının basiretli bir işadamı gibi davranmayarak dava konusu bardakları imha edilmek üzere il çöplüğüne götürdüğü, bardakların elde olmaması nedeniyle mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılamadığı gibi, davacı tarafça da dava açılmadan önce bardakların ayıplı olduğu yönünde bir tespit yaptırılmadığı, bu nedenle meydana geldiği iddia olunan koku ya da üründeki bozukluğun davacı tarafça içine konulan meyve konsantrasyonundan mı, yoksa plastik bardaktan mı kaynaklandığının ortaya çıkartılamadığı,
somut olayda manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/5271, K. 2011/924, 31 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama