KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5280 E., 2011/469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2011
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 25.01.2011 günü belirlenen saatte temyiz eden ... vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Av..... ile davalı ... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 149 ada 96 parsel sayılı 30214,26 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresinde davacı Hazine dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, diğer davacılar ..., ve ... ise miras yoluyla gelen hakka dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Dava dosyaları birleştirilmiştir.
Mahkemece davacı Hazine'nin davasının kabulüne, tespitin iptaline dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 11.558,35 m² lik kısmın tarla vasfı ile (B) harfi ile gösterilen 18.655,91 m²lik kısmın ise ham toprak vasfı ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacılar ...,.... ve ... davasının reddine, davacı Hazine vekiline 1000 lira vekalet ücret takdirine Hazine'nin yaptığı 757,58 lira yargılama masrafının davalıdan alınarak Hazine'ye verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ... ve ... tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 149 ada 96 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaretli bölümünde zilyetlik terk edildiğinden (B) harfi ile işaretli kısmında ise imar ihya söz konusu olmadığından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek Hazine'nin davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine . dair hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Taşınmazın tespitinde bir kayıt ve belge esas alınmamış yargılamada yanlar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır.
Hal böyle olunca dava ve temyize konu taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı menkul mal hükümlerine tabi olduğu yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur.
Dava konusu taşınmazın tespit tutanağı içeriği incelendiğinde hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği tartışmasızdır. Bir başka deyişle kadastro tespitinde saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düşmüştür.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, taşınmazın öncesinin ortak miras bırakan ...'ten mi davalı ...'ın annesi Şerife'den mi kaldığı,
terekenin usulune uygun taksim edilip edilmediği belirlenmeli, taksim yok ise taşınmazı zilyet eden ...'un tereke adına mı zilyet olduğu taşınmazın belli bölümünü mü yoksa tamamının mı ekilip biçildiği zilyetliğin başlangıç süresi, sürdürülüş biçimi ile iradi olarak zilyetliğin terk edildiği hususlarında olaylara dayalı bilgi alınmalı daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek Hazine'nin açtığı davada 6099 sayılı Yasayla yapılan değişikliklerde gözönünde bulundurularak yargılama masrafı, harç ve vekalet ücreti konusunda Yasaya uygun karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5280, K. 2011/469, 31 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama