KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/5384 E., 2011/581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının, müvekkilinin davalıya sattığı mal bedellerini ödememesi üzerine başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 2009 yılı başında müvekkili şirkette hisse değişikliği olduğunu, hisse devri ve yönetimin değişmesi nedeniyle daha önce yapılan işlemlere ilişkin bilgi sahibi olunmadığını, davacının mal teslimi hususunu ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalının itiraz dilekçesinde takibe dayanak fatura içeriklerine açıkça itiraz etmediği, davalı tarafça verilen ara kararlarına rağmen defterlerinin ibraz edilmediği, usulüne uygun tutulan davacı defterlerinde faturaların kayıtlı olduğu, öte yandan davalı tarafça ödeme iddiasında bulunulmadığı gibi ödemeye ilişkin her hangi bir kanıt ve belge sunulmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 11.609,09.-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %40’ı olan 4.643.-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı satım sözleşmesi gereğince mal teslim ettiğini iddia ettiğine göre iddia edilen alacak miktarına göre bu iddiasını yasal (kesin) delillerle ispat etmek zorundadır.
Davacı yanca malın teslimine ilişkin delil olarak bildirilen irsaliyelerin bir kısmında ... ve...’ın isim ve imzalarının bulunduğu, bir kısmında ise sadece imza bulunduğu, inceleme konusu yapılan davacı defterlerinin kapanış tasdiklerinin olmadığı alınan bilirkişi raporu ile sabit olup, davalı bilirkişi raporuna
yönelik itiraz dilekçesinde irsaliyelere de itiraz etmiştir. Bu durumda, mahkemece, davacıdan malın teslim edildiğine ilişkin irsaliyelerin ibrazı istenerek, bu irsaliyelerdeki isim ve imzalar konusunda davalının isticvabı ile gerektiğinde irsaliyelerde isim ve imzaları bulunan kişilerin davalı çalışanı olup olmadığı araştırılıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/5384, K. 2011/581, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama