KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/5886 E., 2011/1056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 02.12.2009
- No
- 221-1425
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında iki adet fatura içeriğindeki malların müvekkilince davalıya satılarak teslim edilmiş ise de, bedelinin ödenmediğini, aleyhine girişilen takibe davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi duruşmadaki beyanında davacıdan zaman zaman mal aldıklarını ve bedellerini ödediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının alacaklı olduğunun kanıtlandığı, buna karşılık davalı tarafın ödeme savunmasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının 3.056,40.-TL asıl alacak ile 287,07.-TL işlemiş faize yönelik itirazlarının iptaliyle takibin aynen devamına, asıl alacağın %40’ı oranına tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı yanca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada bir delil bulunmadığı halde davalı aleyhine takibe konu edilen işlemiş faiz tutarına da hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, takipten sonrası için işlemiş faiz tutarı üzerinden BK.nun 104/son maddesine aykırı şekilde faize faiz işletilmesine olanak verecek biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/5886, K. 2011/1056, 2 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama