KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/5947 E., 2010/13739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 30.12.2009
- Nosu
- 160-741
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... ile davalı vek.Av....'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davalı banka ile dava dışı borçlu şirket arasında 25.4.2007 tarihinde imzalanan 1.000.000.-YTL. Limitli kredi sözleşmesinde davacının da kefil olarak imzası bulunduğu anlaşılmaktadır.
Banka alacağın tahsili için 16.11.2007 tarihinde borçlu ve kefiller hakkında icra takibi yapmıştır.
Davacı vekili, kredi sözleşmesindeki kefil imzasının müvekkiline ait olmadığı iddiası ile bu davayı açmış ise de, yargılama sırasında imzayı kabul ederek imza inkarından vazgeçmiş, bankanın borçlunun teminat için verdiği çekleri tahsile koymayarak kefilin durumunun ağırlaştırdığını iddia etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının takibe itiraz etmediğini, kredi sözleşmesi gereği dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile ek rapora göre davacının imza inkarından vazgeçtiğini, takip tarihinden sonra tahsil edilen çek bedellerinin borçtan mahsup edildiğini, kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihten önce 2005 yılında borçlu şirket tarafından verilen üç adet 48.000.-Dolarlık çekin borçlu şirketin bilgisi dahilinde işleme alınmadığını, dava tarihi itibarı ile banka alacağının 417.841.67.-YTL.olarak belirlendiğini, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/5947, K. 2010/13739, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama