KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/6177 E., 2011/454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili , müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, davalı şirketin 03.08.2009 tarihinde müvekkiline gönderdiği ihtar yazısında müvekkili şirketin davalı şirkete olan 24.495,03.TL borcunu ödenmesinin istendiğini aksi takdirde ellerinde bulunan teminat bonosunu takibe koyacaklarını bildirdiğini, oysa müvekkili şirketin davalı şirkete sadece 6.185,30.TL borcunun olduğunu, belirterek müvekkilinin 20.000.TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacı tarafın vermiş olduğu bononun teminat bonosu olduğunu yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia,cevap ve toplanan deliller doğrultusunda davacı tarafın davaya konu bononun teminat bonosu olduğunu yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, ancak bu durumu ispatlayamadığı ve yemin deliline de başvurmayacaklarını bildirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava , davacı tarafça davalıya teminat amacıyla verildiği iddia edilen 03.03.2009 tanzim tarihli ve 20.000.TL bedelli bonodan dolayı açılan menfi tespit davasıdır. Söz konusu bononun arkasında bu bononun neyin teminatı olduğu hususuna ilişkin kayıt olmadığından bu bononun teminat bonosu niteliğinde olduğunun kabulüne imkan yoktur.
Ancak davalı şirket 03.08.2009 tarihli ihtar yazısında belirtilen borcun ödenmemesi durumunda ellerinde bulunan bonoyu icraya koyacaklarını belirtmektedir. Mahkemece, söz konusu yazısı değerlendirilmeden ve bu konuda davalının isticvabı sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/6177, K. 2011/454, 20 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama