KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/6190 E., 2010/13489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı şirket tarafından takibe konulan üç adet bonodaki keşideci imzalarının müvekkil şirket yetkisine ait olmadığını, bonolardaki imzanın tezgahtar olarak çalışan ... ait olabileceğini, ...'nın davalı şirketle anlaşarak şirketin kaşesini kullanıp, altına kendi imzasını attığını, imza incelemesi ile durumun ortaya çıkacağını, faturalar ve ödemelere göre davalı şirketten alacaklı olduklarını şirket yetkilisi ... askerde iken parasal işlere ... 'nin baktığını, fazla ödeme yaptığını ve işten kovulunca davacı şirket zararına kasten hareket ettiğini ileri sürerek müvekkilinin takipten ve bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İcra Hukuk Mahkemesinde davacının açtığı davasının reddedildiğini, kambiyo senedini yetkisiz düzenleyen kişi hakkında suç duyurusunda bulunmayan davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Adli Tıp'tan alınan imza incelemesine ait bilirkişi raporu, dosya kapsamı karşısında davanın kabulüne, davacı aleyhine yürütülen icra takibine dayanak 16.11.2001 vadeli 4.800.-YTL.miktarlı, 20.4.2002 vadeli 7.175.-YTL miktarlı ve 21.6.2002 tarihli 7.350.-YTL.miktarlı üç adet senetten dolayı senet altındaki imzanın davacı şirket temsilcisine ait olmadığı anlaşılmakla, üç adet senetten dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalı takibi kötüniyetle yaptığı için asıl alacak üzerinden % 40 tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/6190, K. 2010/13489, 30 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama