KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/6929 E., 2011/1586 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 11.02.2010
- No
- 1714-232
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirketin hamili olduğu davalı bankaya ait çekin karşılıksız çıkması üzerine davalı bankanın 3167 Sayılı Kanun’un 10.maddesi uyarınca sorumlu olduğu bedelin tahsili için davalıya müracaat edildiğini, ancak davalının vekaletnamenin genel vekaletname olduğu gerekçesi ile ödeme yapmadığını, bu nedenle takibe geçildiğini, davalının asıl borç tutarını ödemesine rağmen takibin diğer fer’ilerine itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu öne sürerek iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacı vekilinin dava için aldığı genel vekaletnamedeki yetkilerin, bankacılık işlemi yapmak, müvekkili adına bankadan para çekmek, çek tahsil etmek gibi yetkileri taşımadığı için müvekkili bankanın ödeme yapmadığını, bu nedenle müvekkili bankanın icra takibi yapılmasına sebep olmadığı için, temerrüdünden söz edilemeyeceği ve dolayısıyla takip masrafları ile faiz ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı vekili tarafından 3167 Sayılı Kanun’un 10.maddesi uyarınca davalı bankanın sorumlu olduğu tutarın tahsili için müracaat edildiği sırada sunulan vekaletnamenin genel vekaletname olup, bankadan para çekmek, çek tahsil etmek, bankacılık işlemi yapmak ve ahzu kabz yetkisi gibi özel yetkiler içermediğinden, davalı bankanın çek tahsili sırasında ödeme yapmamasının haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/6929, K. 2011/1586, 10 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama