KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/6944 E., 2011/3259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı banka tarafından müvekkili kooperatif aleyhine toplam 40.204.-TL.bedelli 5 adet bonoya dayalı olarak takip başlatıldığını, senetleri davalı bankaya ciro eden davalı şirketin müvekkiline mal ve hizmet satmadığı gibi, kooperatif genel kurulunun davalıdan kredi alma konusunda yönetim kuruluna kredi alma yetkisi de verilmediğini, senetlerin bedelsiz olduğunu bildirerek borçlu olmadıklarının tespitine, takibin ve bonoların iptaline, % 40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, keşideci davacı ile senet lehtarı davalı şirket arasındaki ilişkilerden doğan def'ilerin senet hamili olan müvekkili bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini bildirerek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, duruşmalara katılmamış, cevap ta vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığından lehine delil teşkil etmeyeceği, davacıya ait defterlerde kayıtlı olmasa dahi usulüne uygun olarak tanzim edilip davacı yetkililerince imzalanan bonoların soyut olarak davacı şirketi borç altına sokacağı, davacının bonolar nedeniyle borçlu olmadığını, HUMK.nun 290.maddesi gereğince yasal delillerle kanıtlayamadığı gibi, bonoları ciro yoluyla devralan bankanın bonoların bedelsiz olduğunu bilerek devraldığının kanıtlanamadığından, TTK.nun 599.maddesi uyarınca bedelsizlik iddiasının davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/6944, K. 2011/3259, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama