KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/7207 E., 2011/2965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av.... ile davalı vek.Av....gelmiş,olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkillerinin ticari faaliyetlerinin takibi için dava dışı .....’ı 22.07.2003 tarihli 9847 nolu vekaletname ile yetkilendirildiklerini, vekaletnamenin 31.07.2004 tarihine kadar geçerli olmasına rağmen, davalı bankanın yetki devam ediyormuşçasına müvekkilleri adına muamelelerde bulunmasına müsaade edildiğini ve hesaplarının yetkisiz temsilci tarafından boşaltıldığını, hesaplara gelen paraların elden çekilmesi kendi hesaplarına veya başka hesaplara aktarılması karşısında müvekkillerinin zarara uğradığını, usulsüz kullandırılan kredilerle de borçlandırılmalarına yol açılmasında davalısının kusurlu olduğunu belirterek, aleyhlerinde girişilen icra takiplerinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davaya konu icra taleplerinin dayanağı bono ve diğer belgelerin iddia olunan vekaletnameye dayalı olarak imzalanmadığı gibi, vekil ...... tarafından 17.2.2006 tarih ve ..... yevmiye sayılı vekaletnameye dayalı birkaç işlem yapıldığını, işlemlerin davacıların bilgisi, talimatı ve kabulü takdirinde gerçekleştirildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi kurulu raporuna göre, davacıların davalı bankadan kredi kullandıkları, kredi kartı ödemelerinin vekil ......’a değil katılım bankacılığı mevzuat ve uygulamalarına uygun olarak satıcı/fatura düzenleyen/mal-hizmet alınan firmalara yapıldığı, kullanılan toplam 195.626.56.-TL’lik kredinin 175.924.00.-TL’sinin geri ödenmediği ve davacıların halen bu miktarda davalı bankaya borçlu oldukları borç dayanağı sözleşme ve senetlerin bizzat davacılar tarafından imzalandıkları, yapılan işlemlerin davacı borçluların bilgisi talimatı ve rızası doğrultusunda yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/7207, K. 2011/2965, 8 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama