KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/7448 E., 2010/14551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 25.2.2010
- No
- 206-71
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında 21.2.2007 tarihli MBR MSB Yetkili Bayi Sözleşmesi imzalandığını davalının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini, sipariş edilen ürünleri göndermediği gibi, hediye ve promosyonları da vermediğini, uyarmalarına rağmen davalının 8.1.2008 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini ileri sürerek sözleşmenin yerine getirilmemesi ve haksız fesih nedeniyle uğranılan zarardan şimdilik 12.000 TL’nin ticari(avans) faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, yetki ilk itirazında bulunmuş , esas yönünden de davacının performans ve cirosunun yeterli olmadığı için sözleşmeyi feshettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalının sözleşmeyi fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 12.000 TL’nin dava tarihi olan 4.3.2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasayla değişik 2/2 bendindeki faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK 275.maddesinde “Mahkeme çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir” hükmünü içermektedir. Nitekim mahkemece bu hüküm gözetilerek SMMM Yardımcı Doçent Dr...., DEÜ Hukuk Fakültesi Yard. Doç.Dr ... ve Yard. Doç.Dr. ...’dan oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden 27.5.2009 havale tarihli kök rapor ve 5.11.2009 havale tarihli ek rapor alınmıştır. Ne var ki davalı vekili, 5.1.2010 tarihli dilekçesi ile bilirkişi heyetinde yer alan kişilerin şahsına itiraz ettiklerini ve Cumhuriyet Savcılığı’na bu yönde şikayette bulunduklarını bildirmiştir.
Bu durum karşısında; mahkemece açıklanan bu hususlar gözetilerek bilirkişi raporu alınmasına ihtiyaç duyulan konuda bilirkişilerin şahsına yapılan itirazlar da gözetilmeli, konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan hesaplama da yapılarak Yargıtay denetimine elverişli ve ayrıntılı rapor alınıp, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/7448, K. 2010/14551, 20 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama