KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/7904 E., 2011/2842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARA R-
Davacı vekili; taraflar arasında 9.5.2008 tarihli malzeme alım sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmede belirtilen özellikte 15.500.04 TL değerinde kerestenin davalıya teslim edildiğini ancak davalının, borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 28.9.2008 havale tarihli dilekçesinde, sözleşmede imzası bulunan İnşaat Mühendisi ....' nın şirketi temsile yetkisi bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin dava konusu alacaktan sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin inşaat için gerekli keresteyi başka bir yerden temin ettiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre yetkisiz temsilci ile yapılan sözleşmeye davalı yanca icazet verilmediğinden davacının faturadan kaynaklı talepte haklı bir alacağının olmadığı, davalının tazminat isteminin koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
11.6.2009 tarihli celsede davalı vekili “... malzeme alım sözleşmesini gördüm, bu sözleşmeden sonra taraflar arasında ibralaşma vardır. Müvekkilinin ödemeleri vardır, bununla ilgili belgelerimiz ibraz edeceğiz” diye beyanda bulunmuştur. Söz konusu vekil daha sonra 8.9.2009 tarihinde davalı tarafca azledilmiş olsada, beyanda bulunduğu celse davalı şirketin vekili olup, davalı şirket adına hareket etmektedir.
Bu durumda iddia, savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanıp, davacı defterler ve kayıtları konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile incelenip, rapor alınarak deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/7904, K. 2011/2842, 3 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama