KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/8474 E., 2011/2416 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 16.04.2010
- No
- 105-194
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı banka ile dava dışı ... arasında kredi sözleşmesi ve çek taahhütnamesi imzalandığı, davalının da her iki sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava, 318.68.-YTL asıl alacak, 9.570.00.-TL çek bloke bedeli veya çek asıllarının teslim istemli olarak borçlu ve kefil hakkında yapılan icra takibine kefilin yaptığı itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Davalı, davaya yazılı cevap vermemiş, ilk duruşmada davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda bankanın müşterisinden ödediği asgari ödeme tutarı bedelini isteyebileceği gibi henüz ödenmeyen ve davalının elinde bulunan çekler ile ilgili asgari ödeme tutarlarının bankaya bloke etmesini de isteyebileceğini, davalının müşterek borçlu sıfatı ile bundan sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü 310.00.-TL asıl alacak 13.95.-TL temerrüt faizi, 70.-TL BSMV, 9.570.-TL çek bloke bedeli olmak üzere toplam 9.894.65.-TL alacak aslına takip tarihinden itibaren %60 temerrüt faizi ve takip giderleri ile birlikte tahsili için itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, %40 icra inkar tazminatı 3.952.00.-TL’nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı banka ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde ve çek taahhütnamesinde müşteri olarak dava dışı ...’ın isminin yazılı olduğu, davalı ...’ın müşterek müteselsil borçlu olarak gösterildiği anlaşılmakta olup, mahkemece de davalının müteselsil kefil olduğu kabul edilmiştir.
Genel Kredi Sözleşmesinde ve çek taahhütnamesinde her çek yaprağı için 3167 Sayılı Kanun'un 10.maddesindeki bankanın sorumluluk miktarı kadar paranın bloke edileceği yazılı ise de, bu hükmün hesap sahibi borçlu için geçerli olacağı müteselsil kefil olarak kabul edilen davalı için geçerli olmayacağı tabidir.
Öte yandan davalı vekili, talep edilen 310.00.-TL güvence bedelinin borçlu ... tarafından bankaya ödendiğini, banka kayıtları incelense idi bu durumun ortaya çıkacağını savunmuştur. Mahkemece bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yapma yetkisi verilmesine rağmen banka kayıtları incelenmeden rapor düzenlenmesi de isabetli görülmemiştir.
Ayrıca hüküm fıkrasının 7.bendinde reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken reddedilen kısım için de davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/8474, K. 2011/2416, 24 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama