KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/9546 E., 2011/4587 K.·T
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait 47 AK 646 plakalı aracın satın alımı hususunda davalı ile anlaşıp bedeline karşılık 30.000,00 TL’lik senedi davalıya verdiğini, ancak tarafların daha sonra bir kısım konularda anlaşmazlığa düştüklerini ve davalının aracı satmaktan vazgeçip, aracı geri aldığını, senedi ise iade etmeyerek 10.000,00 TL’lik kısım için icra takibi yaptığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasında ticari münasebet yüzünden dava konusu senedin düzenlendiğini, senedin 30.000.00 TL olarak düzenlendiğini ve taraflar arasında bir takım otomobil alışverişlerinin olduğunu, davacının otomobillerin parasını ödediğini, davacının kredi kartları borçları için müvekkilinin altınlarını bozdurup, altın karşılığı olarak davacıya 7.000 TL para verdiğini, davacının borcunu ödememesi üzerine bozdurduğu altının takip tarihindeki değeri olan 10.000.00 TL üzerinden icra takibi yaptığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafın senedin tanzim ediliş sebebini ispatlayıp, aracın geri verilmesi sebebiyle senet borcunun kalmadığını ortaya koyduğu, davalının ise senedin altın karşılığı verilen borç para sebebiyle icraya konulduğunu savunduğundan senedi talil edip, ispat yükünü üzerine aldığı ve iddiasını ispatlayacak bir delil ibraz edemediği, davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle menfi tespit davasının kabulüne, tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/9546, K. 2011/4587, 7 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama