KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/9878 E., 2011/4279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı ...Ltd.Şti.ne ait aracı satın almak için sözlü olarak anlaştıklarını ve 10.2.2008 keşide tarihli 50.000.-TL.çeki avans olarak verdiklerini, davalı şirketin dava dışı ...'a aracın devri için vekaletname vermesine rağmen devrin gerçekleşmediğini ve çekin de diğer davalıya ciro edildiğini, hamilin şirket sahibinin eşi olduğunu ve iyiniyetli sayılamayacağını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmasında, davacı ile şirket arasında araç alım satımına dair bir sözleşme olmadığını, çekin davacının şirkete olan borcuna karşılık alındığını ve diğer davalının alacağına karşılık ciro edildiğini beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece dava konusu çekin davalı şirketin ticari kayıtlarında yer almadığı ve davalı şirketin alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı gibi, araç devri için dava dışı ...'a vekaletname vermesinin çekin araç alım satımı için verildiği kanaatini oluşturduğu ve hamilin iyiniyetli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalıların hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması isteminin süresinden sonra verilen ek dilekçe ile talep edilmiş olduğundan bu yöndeki talebin reddi gerekmiştir.
2-Dava kambiyo senedine dayalı olarak yapılan icra takibi ile senedin avans olduğu için bedelsizliğinin tespiti istemine ilişkin olup, ispat külfeti davacı yandadır.
Çekin davalının ticari kayıtlarında yer almamış olması davalı şirketin alacaklı olmadığı anlamına gelmeyeceği gibi, davalıya alacağını kanıtlaması külfeti de yüklenemez.
Öte yandan davalı şirketin, davacı ile ilişkisi olmayan dava dışı 3.bir kişiye aracın devri için vekaletname vermiş olması da araç alımı için sözleşme yapıldığı anlamına gelmez. Bu durumda mahkemece ispat külfetinin davacı yanda olduğu ve davacının çekin avans olarak araç alım satımı için davalı şirkete verildiğini usulüne uygun deliller ile kanıtlaması gerekirken, ispat külfetinin tayininde ve delil takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/9878, K. 2011/4279, 4 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama