KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/11550 E., 2012/3673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, takip konusu senedin dayı-yeğen olan taraflar arasında yıllar önce hatır senedi olarak verildiğini, senette malen kaydı bulunduğunu ancak davalıdan mal alınmadığından davacıya bu senet nedeniyle müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, senette yazı ile yazılan miktarda ve vade tarihinde tahrifat yapıldığını ileri sürerek takip konusu senet nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davacı lehine %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış bununla birlikte 08.04.2008 tarihli dilekçesinde; takip konusu bononun müvekkili ile davacı arasındaki bir anlaşmaya istinaden verildiğini, davacı tarafça senedin hatır senedi olarak verildiği ileri sürüldüğü halde senedin veriliş sebebinin açıklanmadığını, davacının takip konusu senet karşısında iddiasını senetle ispat etme yükümlülüğünün bulunduğunu, haksız ve kötüniyetli olarak açılan davanın reddi gerektiğini savunarak müvekkili lehine %40 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacı tarafın takip konusu senedin hatır senedi olduğunu ileri sürdüğü, davalı asilin yemin beyanında senedin boş olan üst kısımlarının kendi talimatı doğrultusunda avukatı olan ... Yetişkin tarafından doldurulmuş olduğunu, ancak senet doldurulurken kendisinin avukatın yanında olmadığını beyan ettiği, bu hususun malen kaydını içeren senedin kuvvetini ortadan kaldıran veya geçerliliğini etkileyen bir husus olmadığı,
davalının yemin beyanında senedin üst kısmı doldurulurken avukatının yanında bulunmadığını söylemiş olması ve bononun mücerret bir borç ikrarı olması karşısında, senedin üst kısmı doldurulurken sehven yapılan bir hata ya da yanlışlık söz konusu olabileceği gerekçesiyle davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine, icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/11550, K. 2012/3673, 7 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama