KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/1198 E., 2011/6191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. ... gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş oldğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili Hüsnü’nün işvereni olan ...’a çalıştığı lokantanın devri amacıyla avans olarak 25.000 TL bedelli bonoyu tanzim ederek verdiğini, diğer müvekkilinin de bonoyu kefil sıfatıyla imzaladığını, davalının işyerini müvekkiline devretmediği gibi bonoyu da icra takibine koyduğunu belirterek müvekillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının birikmiş işyeri kirası karşılığında bonoyu verdiğini belirterek davının reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının bonoyu işletmenin devir alınması karşılığında verdiğini belertmesi nedeniyle bononun işçi ve işveren arasındaki ilişkiden kaynaklandığı sonucuna varılamayacağı HUMK’ un 290. maddesine göre davacının senede karşı senet kuralı gereğince bonoya karşılık dayandığı vakıaları yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği, bu konuda tanık dinlenemeyeceği, bonodaki “nakden” kaydına karşılık yazılı delil sunulmadığı, davacının yemin teklif etme hakkını da kullanmadığı belirtilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/1198, K. 2011/6191, 5 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama