KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/13553 E., 2012/5202 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili müvekkilinin davalıya sipariş ettiği mallara karşılık olarak 30.01.2008 vade tarihli 1.000 TL, 30.03.2007 vade tarihli 1.689 TL, 29.02.2008 vade tarihli 1.000 TL bedelli 3 adet bonoyu düzenleyip davalıya teslim ettiğini, davalının malları teslim etmediği gibi senetleri Devrek İcra Müdürlüğü'nün 2008/313 sayılı dosyasında icra takibine konu ettiğini ileri sürerek senetlerden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu senetlerin bedelsiz kaldığı iddiasının doğru olmadığını, davacının senetlerin bedelini ödememesi nedeniyle müvekkilinin icra takibi yaptığını belirterek davanın reddine, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davaya konu bonoların taraf defterlerinde kaydına rastlanmadığı, borç-alacak kaydı yönünden herhangi bir fatura kaydının taraf defterlerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, bonolardan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bonolardaki keşideci imzaları inkar edilmemiştir. Bonolarda bedelin malen ahzolunduğuna dair kayıtlar bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece bonolara karşı ileri sürülen iddiaların yazılı delille kanıtlanması gerektiği, ispat külfetinin davacıda olduğu ve bonoların taraf defterlerine kaydedilmemiş olmasının sonuca etkili olmadığı gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/13553, K. 2012/5202, 28 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama