KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/14412 E., 2012/4248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
234 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalının ... Ltd Şti isimli bir şirkete ortak olduklarını ancak daha sonra davalının ayrılmak istediğinde, davalıya ilişkin hisseleri satın alan müvekkilinin takibe konu senedi verdiğini, bedelini de 03/07/2000 tarihinde ödediğini, buna rağmen davalının elindeki senedi müvekkiline vermeksizin çok sonra icra takibi başlatmış olduğunu belirterek müvekkilinin bu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu belge ile takip konusu alacağın hiçbir ilgi ve bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda davacı tarafın sunduğu ve içeriğinde "...'dan 3 Temmuz 2000 tarihinde senet karşılığı olarak 3.596 USD aldım" ifadeleri olan ve davalı tarafça imzalı belgedeki bono miktarının 3.596 USD olduğu, oysa takibe konu bononun 3.956.USD olduğu, davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davaya konu bono, 20.02.2007 vade tarihli, 3.596.USD bedelli bono olup, dosyaya sunulan ibranamede de senet karşılığı olarak aynı miktarın alındığı yazılıdır. O halde söz konusu ibranamenin davaya konu bonoya ilişkin verildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/14412, K. 2012/4248, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama