KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/14725 E., 2012/12943 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit - istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ve davalı vek. Av. ...ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 17.01.2001 tarihli satış protokolü düzenlendiğini ve ...plakalı otobüsü satın alıp bedelinin 200.000 DM'sinin peşin kalan için aracın banka kredi borcunu üstlenerek 29 taksitte ödediğini, aracın devri işlemleri içinde davalıdan vekalet aldığını ancak, aracı kendi üzerine almayıp dava dışı ...Ltd.
Şti'ne 09.01.2004 tarihinde sattığını, bu arada haklarındaki bir şikayet nedeniyle tutuklandığını ve tüm evraklarına elkonulduğunu, davalının bu durumu fırsat bilerek aleyhinde alacak davası açtığını, 17.01.2001 tarihli belgeyi sunamadığı için davayı kaybettiğini, tutukluluk kararının kalkması üzerine iade edilen evraklar içinde 17.01.2001 tarihli belgeyi bulduğunu ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitin talep ve dava etmiş, 28.09.2009 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek 17.01.2001 tarihli protokol uyarınca alacaklı olduğunu bildirerek fazlaya dair hakları saklı kalarak 10.000 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, kesinleşmiş mahkeme kararına karşı menfi tespit davası açılamayacağını ayrıca 17.01.2001 tarihli protokolün geçersiz olduğunu bildirerek, davanın ve ıslah talebinin reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın tamamen ıslahı sonucu, yanlar arasındaki 17.01.2001 tarihli imzası inkar edilmeyen satış protokolünün resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu, herkesin aldığını geri vermekle yükümlü olduğu bu çerçevede davacının protokole göre 200.000 DM peşin ve aracın kredi borcunu ödediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın ıslah edilen miktar yönünden kabulüne ve 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/14725, K. 2012/12943, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama