KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/15901 E., 2012/7465 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, davalının müvekkilinin eşi ....'a 6-7.000 TL’yi faiz karşılığında verdiğini bunun karşılığında 100.000 TL üzerinde tahsilat yaptığı halde müvekkilinden haciz tehdidi ile eşi ...’ın imzaladığı 13.000 TL’lik tanzim ve vade tarihi boş olan borç senedine 2001 yılında kefil olmak zorunda bıraktığını, 2001 yılında uygulamada bulunana MK’nun 169/2.maddesi uyarınca bu işlemin sulh hukuk hakimi tarafından tasdik edilmediği için geçersiz olduğunu belirterek müvekkilinin takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, elden ödenen 1.500 TL’nin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 22.03.2006 tarihli ıslah ve replik dilekçesinde, dava konusu senedin hile, hataya düşürme ve icra tehdidi altında zor kullanma ile alınan senet olduğunu, davalının tefeci olduğunu beyan ederek menfi tespit istemini yinelemiştir.
Davalı vekili, istirdat istemi yönünden (1) yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, davanın yazılı belge ile ispatı gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının iddialarını kesin delillerle ispatlayamadığı, hatırlatılmasına rağmen yemin teklif hakkını da kullanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine, takibin tedbir kararıyla durmadığı gerekçesiyle de davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/15901, K. 2012/7465, 3 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama