KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/208 E., 2011/10062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketten fatura ve sevk irsaliyeleri ile aldığı mal bedeli karşılığında çek verdiğini, çekin bankaya ibrazı ile karşılıksız şerhi düşüldüğünü, borcu ödeyeceği hususunda yazılı vaatlerde bulunduğu halde ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu çekin zamanaşımına uğradığından davanın reddini istediği gibi, davacının faturalarla alacağı varsa, ayrı bir icra takibi yapması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının zamanaşımına uğramış çekle icra takibine başladığı, kambiyo hukukundan doğan haklar yitirildiği halde temel ilişkiye dayanılarak dava açıldığı, davalının hukuki ilişkiyi inkar etmeyip, kambiyo senedinin zamanaşımına uğradığını ileri sürdüğü, bu durumda borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği halde yasal delillerle borçlu olmadığını kanıtlayamadığı gibi yemin deliline de dayanılmayacağını bildirdiğinden davanın kısmen kabulüne, davalının icra inkar takibine itirazının 8.700,00 TL asıl alacak, 2.157,84 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı yan, giriştiği icra takibinde asıl alacağa işlemiş faiz miktarını da dahil ederek toplam tutara faiz yürütmüştür. Mahkemece ise bu yön gözardı edilerek ve B.K’nun 104/ son maddesine aykırılık teşkil edecek biçimde faize faiz yürütülmesine olanak sağlayacak şekilde karar verilmiştir. Bu durumda hükmolunan asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine imkan verecek şekilde bir karar verilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/208, K. 2011/10062, 14 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama