KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/3131 E., 2011/14229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 04.11.2010
- No
- 360-1236
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, faturaya dayalı alacaklarının tahsili için giriştikleri icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, dava konusu alacağın faiz talebine ilişkin olduğunu, faiz talep edebilmesi için müvekkili şirketin temerrüde düşürülmesi gerektiğini, müvekkili temerrüde düşürülmediğinden açılan davanın hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece Yargıtay İçtihatı Birleştirme Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih, 2001/1 esas ve 2003/1 karar sayılı kararından da açıkça belirtildiği gibi taraflar arasında yazılı şekilde yapılmamış olmakla birlikte geçerli sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda faturalara (bedelin belli bir sürede ödenmemesi halinde vade farkı ödenir) ibaresinin yazılarak karşı tarafa tebliği ve karşı tarafça TTK'nun 23/2 maddesi uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde bu durum sadece faturanın münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurup,
vade farkının davalı yanca kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyeceğinden ve taraflar arasında borcun vadesinde ödenmemesi halinde vade farkı istenebileceğine ilişkin yapılmış herhangi bir sözleşmede bulunmadığı, davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davacının davasının ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/3131, K. 2011/14229, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama