KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/3841 E., 2011/12920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan ... ve ... vekilleri Av. ...ile Av. ...'ın gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Asıl ve birleşen davalarda keşidecisi ... lehdarları her davanın davalısı olan bonolara istinaden davalılar keşideci (ölü) ...'ın ikinci eşi ... ve ikinci evlilikten olma çocuğu ... hakkında davacıların miras payı oranında icra takibi yapmıştır.
Davacılar vekili, takibin gerçek alacağı göstermediği bonoların tanzim tarihinin 01.01.2002 vade tarihi 01.10.2005 olup, bonolara dayanılarak 24.04.2008 tarihinde takip yapıldığı murisin 17.03.2002 tarihinde kanser hastalığından öldüğünü, savcılıkta yapılan soruşturmada bonoların birleşen davanın davalılarından ... tarafından doldurulduğu bonolardaki yazıların murisin eli ürünü olmadığının anlaşıldığını, bir kimsenin ölmeden önce miras payına karşılık bono düzenlemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalıların bütün miras paylarını aldıklarını belirterek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri; murisin sağlığında malvarlığını vasiyetname, bağış ve satış sureti ile davacı ikinci eşi ve ondan olma oğlu ...'ın üzerine geçirdiğini murisin duygu ve vicdan azabı çekmesi üzerine dava konusu bonoların düzenlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delilere göre; bonoların muris keşidecinin iradesine uygun olarak doldurulduğundan söz edilemeyeceği dolayısı ile hukuki ilişkinin varlığının kanıtlanamadığını ayrıca murisin yaptığı tasarruflar da gözetildiğin de davacıların bonolar ile davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacıların kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/3841, K. 2011/12920, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama