KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/4409 E., 2011/15307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, elektrik tüketim bedelinin işyeri abonesi olan davalıdan tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı, taşınmazdan 01.04.1998 tarihinde cebri icra yolu ile tahliye olduğunu, elektrik borcunu tamamen ödediğini, davaya konu alacak 2001/10 yılına ait olduğu için kendisi ile alakasının bulunmadığını, 01.01.2001 tarihinden itibaren kendisinin Ankara’da ikamet ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalının Bergama’da otel olarak faaliyet gösteren işyerinin abonesi olduğu, her ne kadar davalı buradan 01.04.1998 tarihi itibariyle tahliye edilmiş ise de, davalının aboneliğini sonlandırmadığı, bu nedenle borçtan sorumlu olduğu, bilirkişi raporuna göre talep edilen alacağın yerinde bulunduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Hükmedilen miktarın 1984,59 TL’si gecikme zammı olup, Yargıtayca gecikme zammının faiz niteliğinde kabul edilmesi karşısında icra takibinden sonra toplam bedele faiz yürütülmesi şeklinde hüküm oluşturulması faize faiz yürütülmesi sonucunu doğurduğundan BK’nun 104/son maddesi hükmüne aykırılık oluşturur.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/4409, K. 2011/15307, 6 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama