KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/5588 E., 2011/8298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın ksımen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... ile davalı vek.Av....'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, kredi kartı borcunu ödemeyen davalı hakkında yapılan icra takibinin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %40’ından az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, gereğinden fazla uzun sözleşme metni hazırlayan bankanın hile yaptığını, sözleşme hükümlerinin taraflarca tartışılmamış olması nedeniyle bağlayıcı olmadığını, müvekkilinin 28.03.2006 tarihinde kredi kartını iptal edip hesabı kestiğini, tüketici mahkemesinde menfi tespit davası açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının tüketici mahkemesinde açtığı menfi tespit davasının reddedilerek kesinleştiği, borcun ödenmemesi nedeniyle kredi kartı hesabının banka tarafından kat edildiği, 5915 sayılı Yasasının 2.maddesi uyarınca davacının başvurusunun bulunmadığı belirtilerek bilirkişi tarafından hesaplanan alacak tutarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında: “Dava konusu uyuşmazlık Banka Kredi Kartı Sözleşmesi’nden kaynaklanmaktadır.
07.07.2009 tarih ve 27281 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5915 Sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 2. maddesi uyarınca 5464 Sayılı Yasaya eklenen Geçici 5. madde hükmüyle banka kredi kartı borcu bulunan kart hamillerine, borcun yeniden yapılandırılması ve takside bağlanması suretiyle tasfiyesi konusunda birtakım olanaklar sağlanmıştır.Bu durumda Mahkemece, banka kredi kartı hamilinin anılan yasa hükmünden yararlanmak üzere süresinde başvuruda bulunup bulunmadığı,
başvuruda bulunmuş ise geçici 5. maddede öngörülen koşulları yerine getirip getirmediği hususunda araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.” denilmiştir.
Nitekim mahkemece bozma ilamı doğrultusunda alacağını temlik eden Yapı ve Kredi Bankasına ve temlik alan Girişim Varlık Yönetim Şirketine 25.2.2010 tarihli müzekkere yazılmıştır. Anılan bankaca bu müzekkereye herhangi bir cevap verilmemiş, temlik alan Girişim Varlık Yönetim Şirketi tarafından verilen 8.10.2010 havale tarihli cevabi müzekkerede ise davalı tarafından 5465 sayılı Yasa uyarınca Girişim Varlık Yönetim Şirketine yapılmış bir başvuru bulunmadığı, temlik öncesinde böyle bir başvurunun olup olmadığının Yapı Kredi Bankasından sorulması gerektiği belirtilmiştir.
Temlik eden Yapı Kredi Bankası vekili 5.10.2010 tarihli dilekçesi ile davalının anılan yasa hükmü uyarınca müracaatının olmadığını bildirmiş ise de davalı vekili bilirkişi raporuna itirazlarını da içeren 6.12.2010 havale tarihli dilekçesinde bankaya başvuruda bulunduğunu belirtip başvurunun yapıldığına dair (APS) internet çıktısı eklemiştir.
Hâl böyle olunca, mahkemece Yapı Kredi Bankası’na yazılan müzekkere tekid edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bozma ilamında belirtilen yönler giderilmeden eksik inceleme sonucu karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/5588, K. 2011/8298, 22 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama