KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/9706 E., 2012/911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün 2007/10881 esas sayılı dosyası ile muhtelif tarihli bonoların bedellerini tahsil için icra takibi yaptığını, davacı tarafından takibe konu borcun bir kısmı için çekle, bir kısmı için nakden ve bir kısmı içinde alacak temlik edilmek suretiyle ödeme yapılarak borcun ödendiğini, taraflar arasında imzalanan protokol ile söz konusu icra dosyasındaki borç sona erdirildiği halde icra dosyasının derdest olduğunu iddia ederek takibe konu 216.845,96 TL.'den dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davalının müvekkili şirketten aldığı mal bedellerine karşılık verdiği senetleri ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibi sırasında yapılan hacizde borçlu davacının borcunu ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen hiçbir ödeme yapmadığını, mahcuz malların muhafazası sırasında borçlunun borcunu ödeyeceğini beyan edip, taraflar arasında 20.08.2007 tarihinde protokol imzalandığını, davacının çek verdiğini ancak çekin karşılıksız çıktığını, davacının Sosyal Güvenlik Kurumun'dan alacağı bulunduğunu,
bu alacağın 315.000 TL.'lik kısmını cari borçlarına mahsuben temlik edebileceği teklifinin müvekkili tarafından uygun görülüp, 22.08.2007 tarihinde temlikname imzalandığını ancak temlik edilen alacağın tahsili için SGK'na başvurulduğunda borçlu davacının herhangi bir alacağının bulunmadığının anlaşıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, haciz sırasında davacıdan alınan çekin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibine konulduğunu, hiçbir tahsilatın yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia savunma ve toplanan delillere göre davacının temlik edilen alacak ve protokol gereği verdiği çek ile ödeme yaptığı iddiasının doğru olmadığı ancak davacı tarafından davalıya toplam 14.000 TL ödemede bulunulduğu, bu ödemenin takip dosyasına yansıtılmadığının son celse kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/9706, K. 2012/911, 26 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama