KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/9768 E., 2011/10675 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, tebligat gideri verilmediğinden bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı kurumca çarpan hatası nedeniyle geçmişteki tüketimlerine ait 14.03.2007 tarihli 36.741.24 TL’lik fatura düzenlendiğini, bu olayda davalının kusuru bulunduğunu ileri sürerek anılan fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair kararın davalı vekilince temyizi üzerine, Dairemizce bozulan karara uyularak yapılan yargılaması sonunda, dava konusu fatura bedelinden, enerjiyi kullanan davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Bozmadan önce alınan 20.09.2007 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davalı alacağı 36.300.85 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı vekili 07.12.2007 tarihli celsede; “bilirkişi raporuna hesaplama yönünden bir diyeceğimiz yoktur. Biz daha önceki beyanlarımızı tekrar ederiz…”demek suretiyle rapora itirazı bulunmadığını bildirmiş, mahkemece de söz konusu rapor ilgi tutularak hüküm kurulmuştur. Bu durumda davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak borçlu olunmadığının tespiti istemine konu 36.741.24 TL’den, bilirkişi raporunda belirtilen 36.300.85 TL düşüldüğünde, bakiye 440.39 TL üzerinden davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın tümden reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/9768, K. 2011/10675, 13 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama