KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/10664 E., 2012/14024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
235 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bono arkasında bulunan cirodaki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya mal sattığını, karşılığında takibe konu bonoyu aldığını, konuyla ilgili faturalar incelendiğinde davacıya teslim yapıldığının görüleceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, takibe konu bono arkasında bulunan cirodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, ancak “...”ibaresinin davacının eli ürünü olduğu, buna göre ciro yazısının davacıya ait olup, bononun davacı tarafından ciro edilerek davalıya verildiği, davacının talebinde haksız olduğu gerekçeleriyle menfi tespit isteminin reddine ve davacının % 40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Cironun şeklini düzenleyen TTK.nun 595.maddesinde cironun ciranta tarafından imzalanması lazım olduğu belirtilmiştir. Bir başka ifadeyle kambiyo senetlerinde cironun geçerli olması için imzanın da cirantaya ait olması gerekir. Somut olayda takibe konu bononun arka yüzündeki davacı adına atfen atılı imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edilemediği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca yazılı gerekçeyle davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/10664, K. 2012/14024, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama