KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/16061 E., 2013/2589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkillerinin davadışı ...
İç Mimarlık Dekorasyon Tasarım Uygulama ve Ticaret Limited Şirketi' nin ortakları ve yetkilileri olduklarını, 11.08.2008 tarihinde davalı banka ile genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzaladıklarını, müvekkillerinin bu sözleşmeyi şahsen kefil olarak imzaladıklarını bilmeden, şirket yetkilisi olarak imzaladıklarını düşünerek imzalamış olduklarını, alınan kredinin 10.000-TL’ lik kısmının geri ödemeleri devam etmekte iken hisselerini 18.03.2009 tarihinde devrettiklerini, hisse devrini banka şubesine de bildirdiklerini ve devir durumunda sorumluluklarının kalkacağına dair kendilerine bilgi verildiğini,
ancak bir süre sonra yeni ortakların şirketin bankaya olan borcunu ödemediklerini ve şahsi kefaletleri nedeniyle kendilerince ödenmesi gerektiğini öğrendiklerini, sonradan yeni ortağın kullanımına açılan internet şubesi üzerinden sözleşmeye bağlı olarak kullandığı 7.500-TL' nin de kendilerinden istendiğini belirterek, müvekkillerinin şirket ad ve hesabına kullanılan krediden ve şirketi devralanlar tarafından kullanılan krediden dolayı şahsen bir borçları bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların sözleşmedeki kefaletleri nedeniyle davadışı şirketin borçlarından dolayı bankaya karşı kefalet limiti kadar sorumlu olduklarını, süresiz kefalette sözleşme ilişkisi devam ettiği sürece, kefilin kefalet limitiyle ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarıyla sınırlı olarak yükümlülüğünün devam ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davaya konu kredi sözleşmesinin davacılar tarafından imzalanan kısmında koyu harflerle “müşterek borçlu ve müteselsil kefil” ibaresinin basılı olduğu, sözleşmenin anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğuna dair yazılı bir belge ibraz edilemediği belirtilerek, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/16061, K. 2013/2589, 12 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama