KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2012/16314 E., 2013/14207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit-ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu şirket ile davalı arasında yapılacak bayilik sözleşmesinin teminatı olarak taşınmazı üzerinde ipotek tesis edildiğini, bayilik sözleşmesinin yapılmadığını, müvekkilinin ve ortağı olduğu şirketin davalıya borcunun bulunmadığını belirterek taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; taraflara ticari defterleri ve belgeleri ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği halde defterlerin kesin süre içerisinde ibraz edilmediği, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava fer'i müdahil olan ... Mob. Dek. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin (ünvan değişikliğinden önce KYC Grup Ev ve Ofis Sistemleri San. Tic. A.Ş.) davalıyla yapacağı bayilik sözleşmesinden kaynaklanan borcun teminatı olarak verilen ipoteğin bayilik sözleşmesi yapılmadığından fekki istemine ilişkindir. Davalı yan ise, feri müdahilin davalıya borcu bulunduğunu savunmuştur.
Açıklanan iddia ve savunma gözetildiğinde davacı tacir değildir. Bu nedenle ticari defter ibrazı mümkün bulunmamaktadır. Olayda incelenmesi gereken ticari defterler davalı şirket ile feri müdahil şirketin defterleridir. Davalı, 25.11.202011 tarihli dilekçesi ile ticari defterlerinin hacimli olduğunu, yerinde incelenmesini, yerinde incelenmediği takdirde posta masrafları gönderildiğinde defterlerin mahkemede hazır edileceğini bildirmiştir. Davacı yan ise, feri müdahilin tasfiye haline girdiğini belirterek tasfiye memurunun adı ve adresini bildirmiş ve tasfiye memurundan defterlerin ibrazının istenmesini talep etmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece davacı vekili ve davalının açıklanan bu beyanları gözetilerek işlem yapılması gerekirken verilen kesin sürede ticari defterlerin ibraz edilmemesi nedeniyle davanın reddi isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/16314, K. 2013/14207, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama