KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2012/17389 E., 2013/15498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı ..., ..., ..., ... vekili ile diğer davalı ... tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalılardan ..., ..., ..., ..., ... vek. Av. ... gelmiş, diğer davalı ... adına adına çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade edilmiş ve davalılar vekilinin 01.10.2013 tarihli dilekçesi ile duruşma isteminden vazgeçtiklerini bildirmeleri üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili aleyhine yapılan icra takibinin dayanağı olan bonodaki imzanın kendilerine ait olmadığını, sahte olduğunu, şayet incelemede müvekkiline ait çıkar ise hileli yollar ile elde edilen bir bono olduğunu ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve mirasçıları vekili, icra takibi alacaklısından olan alacaklarına karşılık icra takibini temlik aldıklarını iyi niyetli olduklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, bononun davacıya verilen borç para karşılığı alındığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının bonodaki imzayı davada inkar ettiği, yapılan incelemede imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı, aleyhinde icra takibi yapılması üzerine Cumhuriyet Savcılığı'na senetlerin iradesi dışında imzalatıldığını beyanla şikayette bulunmuştur.
Dava, 31.03.2010 tarihinde açılmış olup, davacı 03.09.2010 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı ifadesinde açıkça “bonoları imzaladım, imza bana aittir ve dava açtım.” diyerek bonolardaki imzaları kabul etmiştir.
Yine davacı dava açmadan önceki 20.08.2008 tarihli Savcılık ifadesinde de bonolardaki imzaların kendisine ait olduğunu bildirmiş, Cumhuriyet Savcılığı'nca verilen takipsizlik kararının kaldırılması istemi ile başvurduğu Ağır Ceza Mahkemesinde de senetlerdeki imzaların kendisine ait olduğunu bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece öncelikle davacının bu ifadelerinin dikkate alınarak tartışılması gerekirken eksik inceleme ile düzenlenen rapora göre karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/17389, K. 2013/15498, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama