KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/3846 E., 2012/16435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkiline ait iş yerinde 24.08.2010 tarihinde hırsızlık meydana geldiğini, 7 adet çek karnesinin çalındığını, çeklerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili çeklerin ciro yolu ile hamili olduklarını ve aynı şekilde düzenlenen çeklerin ödendiğini, davacının cirantaları ile birlikte hareket ederek dolandırıcılık yaptığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre çeklerdeki imzaların davacıya ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili davaya cevabında ve yargılamanın safahatında, davacı ve çeklerdeki cirantalar hakkında dolandırıcılık fiilinden dolayı suç duyurusunda bulunduklarını beyan etmiştir. İleri sürülen cezai işlem hakkında yeterince inceleme yapılmamıştır.
Davacı hakkında dolandırıcılık fiilinden dolayı açılan ceza davasında verilecek mahkumiyet kararı veya saptanacak maddi vakıa hukuk hakimini bağlayacaktır. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan imza incelemesinde tatbik imzaların ihtilaflı dönem öncesi ve sonrası olmak üzere asıllarının temin edilerek yapılması gerekir. Somut olayda alınan bilirkişice imza örneklerinin açıklanan usulde toplanmayan ve çoğunluğu fotokopi veya ihtilaflı dönem sonrasına ait imzalar ile rapor hazırlandığı anlaşıldığından, rapor hükme esas alınamaz. Davalının itirazları dikkate alınarak yeniden bilirkişi veya bilirkişi kurulu raporu alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi de isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/3846, K. 2012/16435, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama