KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/4056 E., 2012/17127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği bononun tehdit ve şantaj yolu ile elde edildiğini, gerçek bir borcu yansıtmadığını ileri sürerek 110 Euro bedelli bono ile borçlu olmadıklarının tespitini ve icra takibinin iptalini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2011/381 esas sayılı davası ile imza inkarı ile icra hakimliğinde açılan davanın red olunduğunu ve tazminat ile sorumlu tutulduklarını, davalının hükmün icrası için (2011/3857 sayılı) takip yaptığını ve takibi durdurmak için 120.000 TL ödediklerini ileri sürerek ödenen 120.000 TL.nin istirdatını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun davacıya verilen borç karşılığında alındığını, önce imzayı inkar ettiğini ve imzanın ona ait olduğunun anlaşılması üzerine asılsız ithamlarda bulunarak menfi tespit davası açtığını beyan ederek davanın ve birleştirilen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının takip ve dava konusu bononun tehdit ve şantaj yolu ile elde edildiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle tehdit ve şantaj iddiasının kanıtlanamamış olmasına göre davacı birleşen davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı yanca başlatılan icra takibi tedbir kararı alınarak durdurulmuş ve alacaklının alacağına kavuşması geciktirilmiştir. Bu durumda davacı yararına 2010/12519 esas sayılı icra takibi durdurulduğu için tazminata hükmedilmek gerekirken bu yöndeki talebin reddi doğru görülmemiştir.
Öte yandan birleşen davalar müstakil dava olma özelliklerini kaybetmezler. Kaldı ki, birleştirilen dava, dava konusu icra takibine yönelik olarak değil 2011/3957 esas sayılı icra hakimliği kararının infazı için başlatılan ilamlı icraya yönelik olarak açılmıştır. Dava red olunduğuna göre davalı yararına vekil ile temsil edildiği gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmek gerekir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/4056, K. 2012/17127, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama