KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/4102 E., 2012/16672 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... ile davalı vek.Av....n'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Dava, ipoteğin fekki istemi ile davacının bankaya borcunun bulunmadığının tespitine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının dava dışı ... ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine hem 35.000 TL limitle kefil olduğunu hem de ...'in doğmuş ve doğacak tüm borçları için 100.000 TL limitli ipotek verdiğini, her iki işlemin birbirinden bağımsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının kefili olduğu borçların tamamen ödendiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, ancak ipotek resmi senedine göre davacının dava dışı ...'in doğmuş ve doğacak borçları için ipotek verdiğini, ...'in ise İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2008/10567 E. sayılı icra dosyasında 73.902 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, 12.8.2010 tarihinde davayı ıslah ettikten sonra 12.5.2011 tarihinde de ikinci ıslah dilekçesini vermiştir. Mahkemece ikinci ıslah dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, ikinci ıslah dilekçesine göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davacı vekili, Turgutlu İcra Müdürlüğünün 2008/3573 E ve 2008/3575 E. Sayılı dosyalarından dolayı da menfi tespit isteminde bulunmuş, banka vekili 14.3.2011 tarihli dilekçesi ile kefilin kefalet borcu kapsamında sorumluluğunun devam ettiğini bildirmiştir. Bu durumda dava konusu edilen söz konusu ilamsız icra takiplerine ilişkin menfi tespit istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/4102, K. 2012/16672, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama