KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/4125 E., 2012/10137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. ... ile davalılar vek. Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Mahkemece yetki yönünden dava dilekçesinin reddine dair 14/06/2010 tarihli karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 05/05/2011 tarih 2010/12674 Esas ve 2011/6178 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemenin tercümesini yaptırdığı sözleşmede tarafların imzalarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tarafların imzasını içermeyen sözleşmeye dayanılarak tahkim anlaşması yapıldığından söz edilemez. Ne var ki davalı vekili tarafların imzasını taşıyan proforma faturalarda uyuşmazlığın ...
Ticaret Odası Kurulunun Ticari Tahkim Kurallarına uygun olarak Seul'de çözümleneceği kararlaştırıldığından, bu yön üzerinde durularak iddia, savunma ve toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken tarafların imzasını içermeyen sözleşmeye göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir" gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekçeleri yerine getirilmemiştir. Zira davalı tarafın sunduğu proforma faturalarda davacı "... Dış Ticaret Koll. Şti. ... ... ve Ortakları" ile davalı "..." şirketlerinin imzaları olup, davacılar ... genel Endüstri ve Tic. A.Ş. ile ... Konfeksiyon Dış Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... Tekstil Ltd. Şti.'nin ise imzaları yoktur. Dolayısıyla bu proforma faturalardaki tahkim şartının sadece imzası bulunanları bağlayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/4125, K. 2012/10137, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama